KADINLAR YUMURTA ÇEYİZLERİNE İYİ BAKMALI

 

BEBEK SAHİBİ OLMAYI ERTELEYENLERE ÜÇ UYARI

Hepimiz bizim için önceden tayin edilmiş bir kaderi yaşamak üzere dünyaya geliyoruz. Ne kadar yaşayacağız, sağlıklı olacak mıyız? Hayatımızın prensini ya da prensesini ne zaman bulacağız? Hiçbirini önceden bilme şansımız yok. Ancak bazı bilimsel araştırmaların 40’lı yaşlarda anne ve baba olmakla ilgili olumsuz sonuçları nedeniyle, gençlikten itibaren anne baba olmaya hazırlanmak gerekiyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Tansu Küçük, kadınların belli bir yumurta hücresi sayısıyla doğduklarını bu nedenle hücrelerinin gelinin çeyizi gibi çok değerli olduğunu belirterek, kadınların yanı sıra erkeklerin de ileride anne ve baba olacaklarını düşünerek 3 önemli konuda dikkatli olmalarını istedi:

1-Alkol, uyuşturucu ve sigara gibi yumurtalara-spermlere zarar veren maddelerden uzak durun.

2-Kanser nedeniyle kemoterapi ya da radyo terapi alacaksanız öncesinde yumurta ve spermlerinizin dondurulması için girişimde bulunun.

3-Kariyer ve geç evlenme nedeniyle, anne ve baba olmanız geciktiyse öncesinde çok iyi bir sağlık kontrolünden geçen. En uygun yöntemle bebek sahibi olmaya çalışın.

Prof. Dr. Tansu Küçük
Prof. Dr. Tansu Küçük

ERKEKLER ÇOK ŞANSLI, KISKANMAMAK MÜMKÜN DEĞİL

Yaratılış itibarıyla erkeklerin kendilerinden daha şanslı olduğunu düşünen kadınlar vardır. Bu düşüncelerinin temelinde de erkeklerin geç yaşlara kadar sperm üretiminin bitmemesi ve geç yaşta bile olsa çocuk sahibi olabilmeleri yatar. Bu düşüncenin bilimsel olarak da geçerliliği olduğunu belirten Prof. Dr. Tansu Küçük, bunu şöyle açıklıyor:

“Erkekler her 75-80 günde bir sperm üretiyor. Ancak kadınlarda yumurtalıklar zarar gördüğü zaman sıfırdan yumurta hücresi üretebilmek mümkün olamıyor. Çünkü kadınlar annelerinden dünyaya geldikleri zaman belirli sayıda yumurtayla doğuyor. Bu adeta gelinlerin çeyizine benziyor. Uyuşturucu, alkol, sigara kullanan erkekler bu maddeleri kullanmayı bıraktıklarında, geri dönülmez bir hasar olmadı ise spermleri yeniden sağlıklı bir şekilde üretilebiliyor. Ancak kadınlar sigara, alkol, uyuşturucu kullanayım, bırakayım, bebek sahibi olayım dediklerinde manzara böyle olmuyor. Yumurtalıklar zarar görüyor, yumurta hücreleri zarar görüyor. Kadınlar lösemi ya da diğer kanser türleri için kemoterapi, radyoterapi aldıkları zaman yumurtalıklar zarar görüyor. “

GENÇLİK AŞKINIZ KARŞINIZDAYSA DURMAYIN EVLENİN!

Kadınların ileri yaşta anne olma ihtimalleri nedeniyle bazı tıbbi bilgileri paylaşan Prof. Dr. Tansu Küçük, kadınların 35 yaş ve üzerinde hamile kalmalarının bazı riskleri bulunduğunu belirterek şu noktaları önemle vurguladı:

-Yapılan araştırmalar 35 yaşındaki bir kadının Down sendromlu bebek doğurma riskini 350’de bir, 41-2 yaşındaki kadınlarınkini ise 10 bebekten biri olarak bildirmektedir. Bu nedenle gençlik aşkınız karşınıza çıktıysa evlenmeyi de düşünüyorsa hem evlenmeyi, hem çocuk yapmayı ertelemeyin. En sağlıklı yumurta hücrelerinin 20’li yaşlarda üretildiğini unutmayın.

-Eğer hayatınızın prensini bulamadıysanız ve henüz riskli yaşlarda değilseniz, doğurganlığınızı korumak için neler yapmanız gerektiği konusunda hekimlerden bilgi alın. Geç yaşta evlendiyseniz örneğin 38 yaşındaysanız bir sene bekleyelim öyle çocuk yapalım demeyin. Daha da fazla gecikmeyin.

ERKEKLERİ UYUŞTURUCU, ALKOL, SİGARA MAHVEDİYOR!

Kadınlar yaratılışlarının bir özelliği olarak erkekler kadar şanslı değiller demiştik. Bilimsel çalışmalar da bunu doğruluyor. Ancak bu erkeklerin de babalığa hazırlanmayacakları anlamına gelmiyor. Prof. Dr. Tansu Küçük’ün erkeklere özel önerilerine kulak vermekte fayda var:

-Her ne kadar erkekler çok ileri yaşlarında bile sperm üretebiliyorsa da, buna çok güvenmeyin. Zira kromozomlardaki anomaliler, çevresel kirlilik, alkol, sigara, uyuşturucu gibi nedenlerle spermlerin sayısı azalıyor. Üstelik kalitesi de bozuluyor. Bu da sağlıklı bebek sahibi olmakla ilgili olasılıkları azaltıyor.

-1700’lü yıllarda erkeklerde bir erkeğin normal sperm sayısı 250 milyondu. Şimdi kaç biliyor musunuz? Yaklaşık 15 milyon ve biraz üstü. Yani gelecekte erkeksiz zamanlar olabilir. Araştırmacılar gelecekte belki de Y kromozomunun tamamen ortadan kalkacağını iddia ediyor. Belki de birkaç yüzyıl sonra erkeksiz toplumlar olacak. Ya da çok az erkekte sağlıklı sperm üretimi yapılabilecek.

- ABD’de yapılan bilimsel araştırma sonuçları ve tutulan istatistiklerin sonuçlarına göre, ülkede 1980’lerde otizm sıklığı 10 binde bir olarak bildirilirken, bu sayı 2000’lerde 250’de bir, 2008’de ise 88’de bir olarak bildiriliyor. Burası Türkiye bize ne ABD’den denilebilir. Ancak ciddiye almakta fayda var, çünkü ülkemizde bu konuda yapılmış kapsamlı bir istatistik bulunmadığından dolayı, otizm oranı nedir bilmiyoruz bile. Bilmediğimiz için ciddiye almalıyız.

-Çalışan kadınlar hazır gıdalardan, dondurulmuş gıdalardan yemek yapmamaya özen göstermelidir. Çünkü bu yiyeceklerde bulunan ve dayanıklılığı artıran katkı maddeler, kağıt bardaklardaki plastik maddeler erkeklerin spermlerine zarar veriyor. O yüzden evde yemek pişirmeye özen göstererek eşlerinizin spermlerini de, kendi yumurta hücrelerinizi de lütfen koruyun. Özellikle de kadınların yumurta hücrelerinin belli bir sayıda olduğunu bir gelin çeyizi gibi kıymetli olduğunu asla unutmamalarında fayda var.

 

selulit

SELÜLİT 10 KADINDAN 9′UNDA VAR!

Kalça ve bacaklarda toplanıyor

Selülit deride portakal kabuğuna benzer görüntü oluşumuyla kendini gösteriyor. Özellikle de kalça ve bacaklarda toplanıyor. Bu rahatsızlık mevsimsiz bir şekilde kadınları rahatsız ediyor. Kadınlar dört mevsim boyunca selülit sorunundan kurtulmak için uğraşıyor. Acıbadem Sağlık Grubu Beylikdüzü Cerrahi Tıp Merkezi’nden Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Azime Belül, her 10 kadından 9’unda selülit olduğunu söylüyor.

Dr. Azime Belül, selülit hakkında sık sorulan soruları yanıtlıyor:

Selülit dokusu nasıl oluşuyor?

Vücutta selülit dokusu dolaşım bozukluğu ile başlıyor. Bunun sonucunda damar duvarlarından sızan serum, doku aralıklarında toplanıp ödeme neden oluyor. Kalçada ve bacaklarda aşırı büyümüş yağ dokusu hücrelerinden meydana gelmiş nodüller oluşuyor. Daha ileri aşamada bu nodüller birbirine yapışıp daha büyük nodülleri meydana getiriyor ve cildin portakal kabuğu bir görünüm almasına sebep oluyor. Bu aşamada nodüllerin sinirler üzerine baskı yapması sonucu ağrı oluşabiliyor.

Selülitin kaç çeşidi vardır?

  • Sert selülit
  • Yumuşak selülit
  • Ödemli selülit
  • Karma tip

Sert selülit uygun yöntemlerle tam tedavi edilebilir. Diğer tipler hem daha az görülüyor hem de kısmen ve daha zor tedavi edilebiliyor.

Selülitin oluşma nedenleri nelerdir?

Kadın cildinin doğal yapısı: On kadından dokuzunda bu problem vardır. Selülitin kadınlarda görülmesinin en sık nedeni; kadın cinsine özgü olan ve erkeklerde yok denecek kadar az olan kadınlık hormonlarının deride özellikle kalçada ve üst bacakta yağ birikimine yol açmasıdır.

Hormonal nedenler: Kadınlarda yumurtalıklardan salgılanan ve dokularda su tutma özelliğiyle selülit oluşumuna zemin hazırlayan folikülin (FSH) hormonunun aşırı artışıyla oluştuğu gibi, tiroid hormonunun salgılanmasındaki bozukluklar da selülite ortam hazırlıyor.

Genetik: Selülit dokusu annede varsa, çocuğunda da ortaya çıkıyor. Beyaz kadınlarda daha sık görülüyor.

İlaç kullanımı ve kabızlık: Kabızlık, doğum kontrol hapı ve bazı ilaçların kullanımı (östrojen, antihistaminik, anti tiroid, bazı kalp ilaçları), karaciğer fonksiyonlarının kötü olması, hızlı ve stresli yaşamın yarattığı gerginlik, kaygı ve güvensizlik gibi ruhsal etkenler de neden oluyor.

Dolaşım yetersizliği: Korse, dar elbiseler, kalp yetersizliklerine bağlı dolaşım yetersizlikleriyle selülit oluşuyor.

Hormonal değişiklikler: Çoğunlukla ergenlik, gebelik, menopoz gibi kilo alıp verme ve hormonal değişikliklerin yaşandığı dönemler yatkınlığı artırıyor.

Beslenme hataları: Ağır, aşırı kalorili besinlerle düzensiz ve yanlış beslenme. Alkol, çay, kahve ve tütünün aşırı miktarda tüketiminin yanısıra hareketsiz yaşam da selülite yol açıyor.

cilekHangi sporlar selülit oluşumunu önlüyor veya azaltıyor?
Düşük kalorili besinlerle beslenerek ve aşırı kilo almayarak selülit oluşumuna engel olunabilir. Bunun dışında jogging, bisiklet, yüzme, jimnastik gibi sporlar selülite savaş açmanıza yardımcı olabilir. Hareketsiz yaşam kas kitlesini azaltarak, yağ kitlesini artırmaya başlar. Bacaklarda kas kitlesinin azalmasına bağlı toplardamar dönüş mekanizması engellenir. Spor bu kısırdöngüyü kırmakta çok yararlıdır.

Hangi vitaminler selülit oluşumunu önleyici özelliğe sahiptir?

A ve E vitaminleri deriyi düzgünleştiriyor, magnezyum metabolizmayı harekete geçiriyor, fosfor ve silisyum dokuları kuvvetlendiriyor. Vücudun fazla suyunu atması için sonbahar ve kış mevsiminde beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, kereviz, yazın da çilek yemek gerekiyor.

Ağızdan alınan ilaçlar tedavide etkili olabiliyor mu?
Selülit olan bölgede dolaşım bozulduğu için ağızdan alınan ilaçların o bölgeye ulaşıp selüliti tedavi etmesi çok zordur.

Selülit tedavisinde hangi cihazların kullanılması olumlu etki yapar?

Kavitasyon zayıflama amacıyla kullanılan bir cihazdır. Zayıflama ile kısmen selülitlerde azalma oluşur. Bu cihazın da selülit dokusunun giderilmesinde olumlu katkısı vardır. Selülitten uygun tedavi, düzenli ve sağlıklı beslenme, spor, masaj gibi yöntemlerin konbinasyonu ile kurtulmak mümkündür.

 

Gullerin_matemi-2

GÖÇER KADINLARININ MATEMİ

Saçlarındaki 40 örgüyü ölümün acısına kesip atanların öyküsüydü…

Çocukluğum, ilk gençliğim bir türlü ‘aidiyet’ edinememekle, hiçbir toprağa ait olamamak duygusuyla, en kötüsü de yaşadığım yerleri yabancılamakla geçti. Belki de bunda babamın memur oluşunun, tam arkadaşlarımı hayatıma dahil etmişken, ansızın gidişlerimizin, kopuşlarımızın tesiri vardır.

Göçebe çocukluğumun iki yılı 1979-1980 yılları arası, Güneydoğu’da Batman’da geçti. Hatırımdaki en kalıcı unsurlardan biri de gök dışında her yerin sarı olması, uçsuz bucaksız kurumuş, kavrulmuş otlarla çevrilmenin sıkıcılığı ve dayanılması güç sıcak günlerdi. Sanki gece bile hiç gitmiyormuş hissine kapıldığım koskocaman güneşten kurtulmak mümkün değildi sanki. Burası 7 yaşındaki bir çocuk olarak bende hep gitme isteği uyandırıyordu. Gitmek ve bir daha dönmemek üzere hülyalara dalıyordum.

Yine böyle sıcak bir gün uzaklardan göçerlerin çadırlarından bir ses geldi. Kadın sesiydi. Çoğaldı başka kadınların sesi oldu. Bu sesleri tanıyordum. Göçerlerin çadırlarına annem yumurta almaya gönderiyordu. Oyun dışında en büyük eğlencemizdi. Göçer kızları bize tandır ekmeği ikram ediyordu. Hiçbir yerde böyle bir lezzet bilmediğimden sadece bu leziz ekmekten bir parça yemek için epeyce uzun yollar yürüyordum arkadaşlarımla. Ama bugün farklıydı. Evimiz beşinci kattaydı bu yükseklikten göçerlerin çadırlarında siyah renkli kalabalıkların toplandığını görebiliyordum.

Çok acılı bir türküydü sanki söyledikleri. Lojmanın bahçesine indim arkadaşlarımla. Sonra elele tutuşup biraz da korkarak ne olduğunu öğrenmek için çadırlara yaklaştık. Karşımızda siyahlar içinde kadınlar, saçlarında belki 40 tane örgü. Hem ağıt yakıyor, hem ağlıyor, hem saç örgülerini kesip atıyorlardı. 14-15’inde bir genç ölmüştü, ancak öyle bir ağır hava vardı ki, çocukların pervasızlığıyla bile olsa nedenini soramazdık. Soramadık da. Sadece ölümün çok acı, yürek kavurucu bir şey olduğunun farkındaydık. Üç arkadaş donakalmıştık. Ağıtlar yanık sesli kadınların bağrından kopuyordu. Ağıtlar sürdükçe kadınların ağır ağır kestikleri saçlar dizlerine, oradan da yere düşüyordu.

Bizi hep coşkuyla karşılayan, hep ama hep iyi davranan, bu kocaman, kara gözlü kadınların gözyaşlarını görünce dudaklarımız büzüldü önce ve sonra gözlerimiz doldu. İçlerinden tanıdığımız, ama hiçbirimizin adını hatırlayamadığı bir göçer kızı yanımıza geldi. Saçlarımız ter içindeydi, halimiz pek perişandı. Epeyce yol yürümüştük. Bize su verdi. Ne diyeceğimizi bilemedik. Saçımızı okşadı, bize sarıldı. Evimize gitmemizi söyledi. Sanki rica ediyordu. Artık orada olmamamız gerektiğini anlamıştık. Küçüktük ama biliyorduk. Durmadık biz de gittik. Arkamıza da bakamadık. Ağıtlar devam ediyordu.

Şimdi bile ne zaman doğudan çıkmış bir türkü duysam, hep bu kocaman, acılı gözleri olan kadınların saçlarındaki örgüleri kesip yere bırakmalarının hayali gelir gözlerimin önüne. Şu ahir ömrümde içimde yer etmiş, adeta kalbime resmi yapılmış bir acı manzarasıdır gördüklerim. Göçer kadınlarının unutulmaz kara matemi.