20 YILDA OBEZİTE VE ALERJİLER ARTTI

20 yıl öncesinin çocuklarıyla günümüzdekilerin 7 farkı

Sağlıklı çocuk kimdir diye sorsak çoğumuz hasta olmayan çocuk deriz. Oysa sağlıklı çocuğun birçok kriteri var. Acıbadem International Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İhsan Şehla, sağlıklı çocuğun hastalık belirtileri göstermeyen, aynı zamanda takvim yaşına uygun bir vücut büyümesi, fizyolojik olgunlaşma, ruh ve zeka gelişimi gösteren çocuk olarak tanımlandığını belirtiyor. Çocukların sağlık standartları 20 yıl öncesine göre bazı gelişmeler gösterdi ancak bazı olumsuzlukları da beraberinde getirdi. Bundan 20 yıl önceki çocuklarla günümüzdeki çocukların arasında olumlu-olumsuz 10 fark olduğunu belirten Dr. İhsan Şehla, bir kısmını bizlerin de bildiği bu farkları şöyle sıralıyor:

1-Aşıya ulaşmak kolaylaştı: Şimdiki zamanda yaşayan çocuklar 20 yıl öncesine göre aşılar konusunda çok şanslı. Çünkü yeni aşıların geliştirildi ve toplumun büyük çoğunluğunun bu aşılara kolay erişmesi sağlandı. Bu aşılar arasında şunları sayabiliriz. Hepatit A ve hepatit B. Hemofilus influenza tip B, Pnömokok aşısı, suçiçeği aşısı, kızamıkçık, kabakulak, Rotavirüs, Meningokok, Grip aşısı, HPV.

2-Yenidoğan yoğun bakımları arttı: Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin yaygınlaşması sayesinde özellikle de düşük doğum ağırlıklı, prematüre bebeklerin yaşatılması mümkün hale geldi. Bu ünitelerin sayıca artması, daha fazla insanın ulaşmasını sağladı.

3-Daha çok hastane, daha çok doktor: Son yıllarda hastane ve hekim sayısındaki artış, hekim başına düşen hasta sayısını etkilediği gibi, büyük şehirlerde yaşayanların yansıra Anadolu’da yaşayan hastaların da hastanelere, doktora ulaşmasını kolaylaştırdı.

4-Bilinç düzeyi arttı: Ailelerdeki bilinç düzeyinin giderek artması, hastalıklar karşısında daha da duyarlı olunmasını sağladı. Bu nedenle insanlar hastalanmadan hekime gitmenin, genel sağlık kontrolünden geçmenin önemini daha çok kavradı.

5-Bundan 20 yıl önce obezite yaygın değildi: Obezite yani şişmanlık sorunu artık ilkokul çağındaki çocukların sağlığını tehdit eder hale geldi. 20 yıl önce çocuk olanlar, ilkokul sıralarında sadece bir iki şişman arkadaşlarının olduğunu hatırlarken, şimdi neredeyse tüm sınıflar şişman çocuklarla doldu.

6-Fast-food yoktu, yemek evde hazırlanırdı: Şimdi hem dışarıda yemek yenilen günlerin sayısı arttı, hem de fast-food dediğimiz hazır, yağlı, yüksek kalorili yiyeceklerle hızlı yemek moda oldu. Bu yüksek kalorili yiyecekleri, hareketsiz, spor yapmayan insanları yeyip harcayamadığından dolayı da şişmanlığın dışında başka sağlık sorunları da ortaya çıktı.

7-Alerjik hastalıklardaki artış: Kentleşme ve sanayileşmenin artması beraberinde alerjik hastalıkların artışını getirdi.

Dr. İhsan Şehla
Dr. İhsan Şehla

Sağlıklı bir çocuk yetiştirmek için anne ve babalara düşen görevleri anlatan Dr. İhsan Şehla,  anne karnından başlayarak sağlık için gereken 3 maddeyi şöyle sıraladı:

1-BESLENMESİNE DİKKAT EDİN, OBEZ OLMASIN: Çocukların beslenmesinde obeziteyi önleyecek önlemler almalısınız. Gün içinde tüm besin gruplarını ( karbonhidrat, protein, yağ, mineraller ve vitaminler ) kapsayacak dengeli bir beslenmeye önem vermek gerekir. Aileler çocuk porsiyonu kavramını bilmeli, kendi tabaklarına koydukları kadar yemek koymamalı. Porsiyonları küçük tutmalıdır. Çocuğun daha küçük yaşlarından itibaren şekerli besinlerle tanışmamasında fayda var. Çocuklar hazır yiyecekler, abur-cubur tüketme alışkanlığından uzak durmalı. Aynı şekilde çocukları tek tip beslenme alışkanlığından da uzak tutmalısınız.

2-HİJYEN EĞİTİMİ ENFEKSİYONLARDAN KORUYOR: Anneler bu eğitimi çocuklarına zamanında ve iyi verdikleri takdirde, sadece çocukluk döneminde değil, yetişkinlik döneminde de hastalıklardan korunmalarında etkili olacaktır.  Tuvalet eğitiminin başlaması için, çocuğun bağırsaklarının veya mesanesinin dolu olduğunun farkında olması gerekir. 18-24 aydan önce başlanmamalı. Tuvalet eğitimi başladığında çocuk oturakta kısa süre oturtulmalı, kolay öğrenemezse başarısızlık olarak görülmemeli. 4-5 yaşlarında düzenli diş fırçalamaya özendirilmeli. Okulda ve evde el yıkama teşvik edilmeli. Okulda hasta çocuklardan yiyecek içecek kabul etmemesi önerilmeli.

3-HER ÇOCUĞUN BÜYÜMESİ KENDİNE ÖZEL: Her çocuğun kendine özgü genetik potansiyeline göre bir büyüme hızı olduğunun unutulmaması gerekiyor. Bu nedenle çocukların büyüme ve gelişmelerini, başka çocukların ölçümleriyle karşılaştırmadan yapmak önemli. Büyüme ve gelişmenin değerlendirilmesi için sağlam çocuk takibinin düzenli aralıklarla yapılması lazımdır. Bunun için de, şu tabloya dikkat etmekte yarar var:

• İlk 6 ayda aylık kontrol yapılmalı.

• 6 ay–2 yaş arasında 3 ayda bir.

• 2–6 yaş arasında 6 ayda bir.

• 6 yaştan sonra yılda bir yapılmalıdır.

 

genc_kiz_beslenme2

ŞİŞMAN KIZLARDA BÜYÜYÜNCE KİLO TAKINTISI OLUYOR

Genç kızlar beslenmede en çok bu 4 hatayı yapıyor

Ergenlik dönemi büyüme ve gelişmenin devam ettiği çok önemli bir dönem. Bu dönemde yağ hücreleri ve vücudun yağ oranı da şekilleniyor. Bu nedenle doğru beslenme ve fiziksel aktivite genç kızlar için büyük önem taşıyor. Acıbadem Bağdat Caddesi Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Alanyalı, “Bu dönemde yapılan bilinçsiz diyetler ve tek tip beslenme metabolizmayı olumsuz yönde etkilediğini ve bu etkilerin ilerleyen yıllara da yansıyor. Bu yaşlarda şişman olan genç kızlarda, ilerleyen yıllarda kilo takıntısı ve buna bağlı yeme bozuklukları da gelişebiliyor” diyor.

Ayşe Alanyalı
Ayşe Alanyalı

Genç kızlık döneminde yanlış diyetler ile kilo vermeye çalışanların, metabolizmalarının çalışma düzenini de bozarak ileriki yıllarda kilo problemine davetiye çıkardıklarına değinen Ayşe Alanyalı,  bunun yerine bir beslenme uzmanıyla birlikte sağlıklı beslenmeye odaklanılmasıyla, hem vücudun yağ-kas dengesinin korunabileceğini, hem de büyüme gelişmeye destek olunabileceğini söylüyor.

Genç kızların günümüzde beslenme konusunda en sık yaptıkları 4 hatayı anlatan Ayşe Alanyalı, bu konuda şu bilgileri veriyor:

1- Kahvaltı etmemek: Kahvaltı metabolizmanın sağlıklı çalışması için günün en önemli öğünüdür. Ayrıca konsantrasyon, ders başarısı açısından da son derece önemli. Bu nedenle mutlaka kahvaltı edilmesini öneriyoruz.

2- Öğlen öğünü atlamak veya fast-food türü besinlerle geçirmek: Öğlen öğününü atlayan gençler, okuldan eve çok aç gelip yüksek kalorili besinlere saldırıyor veya öğlen yemeği yerine fast-food türü yüksek kalori ve yağ içerikli besinler tüketiyorlar. Bu tip durumlar kilo almaya neden oluyor. Bunun yerine mutlaka düzenli bir öğlen yemeği tüketmeye özen gösterilmeli.

3- Gece geç saatte, özellikle ders çalışırken, bilgisayar başında abur-cubur tüketmek: Gece geç saatlerde alınan fazla kaloriler, vücudun yağ oranını yükseltiyor. Gece yatmadan 2-3 saat önce besin tüketimine son verilmeli. Bunun yerine çok geç olmayan bir saatte meyve tüketilebilir.

4- Yüksek kalorili ve şekerli içecekler tüketmek: Şekerli ve gazlı içecekler, kremalı kahveler fazlaca kalori alımına neden oluyor. Ayrıca iştahın da artmasına ve su tüketiminin azalmasına da sebep oluyor. Bu gibi içecekleri tüketmeyi bir alışkanlık haline getirmekten kaçınılması gerekiyor.

Genc_kiz_beslenme1Genç kızların beslenmeleri konusunda sık sorulan soruları da yanıtlayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Alanyalı, şu bilgileri veriyor:

Bazı anneler kızlarına zayıf kalmaları konusunda çok yoğun bir baskı yapıyor. Bu konuda sağlıklı bir anne tavrı nasıl olmalıdır, kızını nasıl yönlendirmelidir?

Ergenlik dönemi vücutta hızlı değişimlerin olduğu bir dönem ve buna bağlı olarak gencin beden algısı da değişiyor. Özellikle bu dönemde gencin kendiyle barışık olması, kendi bedenini sevmesi önemli. Annelerin, kızlarına zayıf kalma yönünde yaptıkları baskı, gencin özgüvenini zedeleyebilir. Bu durum kilo takıntısı ve buna bağlı yeme bozukluklarını da beraberinde getirebilir. Bunun için anne, zayıf kalma baskısı yapmak yerine sağlıklı beslenme alışkanlığını geliştirmeye çalışmalı. Gencin sağlıklı beslenme alışkanlığı geliştirmesine tüm aile bireyleri destek olmalı ve en başta ebeveynler doğru örnek olmalı.

Genç kızların sağlıklı beslenmelerine destek olabilmek amacıyla günlük mutfak nasıl olmalıdır, evin mutfak düzeninde nelere dikkat edilmelidir?

Genç kızların sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirmesinde evdeki mutfak düzeni çok önemli. Mutlaka sebze yemeklerine de yer verilmeli ve her besin grubunu gencin tüketmesi sağlanmalı. Sürekli kek, kurabiye , börek gibi besinlerin olduğu bir evde tabi ki kilo almak kaçınılmaz; bu sebeple bu tip besinler ancak belirli periyotta (örneğin haftada 1 gün) bulundurulmalı.

Gençlik döneminde tek gıda tüketen, yüksek kalorili yiyenleri yetişkinlik döneminde neler bekler? Metabolizmaları sağlıklı çalışır mı?

Gençlik dönemi, vücut yapısı ve metabolizmanın şekillendiği bir dönem. Bu dönemde tek yönlü beslenen bireylerin, ilerleyen yaşlarda metabolizmaları da olumsuz etkileniyor. Yüksek kalorili besinler tüketerek vücut yağ oranı yükselen gençler, yetişkinlikte de obeziteye yatkın oluyor.

Kişinin sağlıklı bir kiloda kalmasında istikrar önemli, ancak gençler çabuk sıkılıyor. Onların beslenmesinde hem istikrarı sağlayıp hem de sıkılmadan kilolarını korumalarında ne gibi önerileriniz olur? 

Hem gençler, hem de bazen yetişkinler bu gibi beslenme hatalarına düşebiliyor. Özellikle hızlı kilo verme isteği, bu hataların temel nedenlerini oluşturuyor. Hızlı verilen kiloların, hızla katlanarak geri alındığı ve metabolizmayı olumsuz etkilediği kesinlikle unutulmamalıdır. Bunun yerine sağlıklı beslenmeyi hedeflemek ve en önemlisi bunu yaşam tarzı haline getirmek çok önemlidir. Çünkü gençlerin önünde sağlıkla yaşanacak uzun yılların olduğunu düşünerek beslenmelerinin doğru bir şekilde yönetilmesi gerekiyor.

 

cocukta_obezite

OBEZİTE, KIZLARDA ERKEN ERGENLİK NEDENİ!

Türkiye’de ergenlerde obezite oranı yüzde 25-30

Obezite başta ABD olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldi. Obezite, alınan enerjinin harcanandan fazla olması durumunda vücut yağ oranının artmasıyla ortaya çıkıyor. Bilimsel araştırmalara göre ABD’de çocuk ve adolesanlarda obezite oranı yüzde 25-30, Türkiye’de ise yüzde 15-25 oranında. Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serap Semiz, anne veya babadan birinin obez olması halinde çocukta yüzde 40, her iki evebeynin de obez olması halinde ise yüzde 80 oranında obezite görüldüğünü ifade ediyor. Prof. Semiz, bilimsel çalışmalara göre obezitenin kız çocuklarında erken ergenliğe neden olduğunu belirtiyor.

Prof. Dr. Serap Semiz, obezite hakkında sık soruları soruları şöyle yanıtlıyor:

Çocuklarda ve gençlerde obezitenin nedenleri nelerdir?

Obezite vücut yağ oranının artması demek. En kolay ve doğru belirleme yöntemi ise kilonun boyun metre cinsinden karesine bölünmesiyle elde edilen vücut kitle indeksi (VKİ) değerleri.  VKİ yaşa ve cinsiyete göre elde edilmiş olan, toplumun kendi referans değerleri göz önünde bulundurularak değerlendirilmeli. Çoğunlukla alınan enerjinin harcanandan fazla olması durumunda enerji fazlalığı sonucu oluşan obeziteler karşımıza çıkıyor. Biz bunlara basit obezite diyoruz. Obezite çok küçük bir grupta tiroid bezi tembelliği, insülin direnci, böbrek üstü bezi hormonu olan kortizol fazlalığı gibi hormonal nedenlere ve nadiren  iştah merkeziyle ilgili genetik bozukluklara bağlı olabiliyor.

Obezite son yıllarda neden artış gösterdi?

Çocukluk çağı obezitesi son yıllarda çok hızlı arttı. Önce gelişmiş ülkelerde ortaya çıktı. Daha sonra gelişmekte olan ülkelerin de sorunu haline geldi. Genetik nedenler yanında,  yaşam tarzı değişiklikleri, çevresel faktörler bu artıştan sorumlu olarak görülüyor. Teknolojinin gelişmesiyle  uzaktan kumandalı cihazların kullanımındaki artış, asansör kullanımı, şehir hayatı, servis kullanımı, yarışmaya dayalı sınav sistemi, dersane-okul temposunun yoğunluğu gibi bir çok neden var. Yeme düzeninde değişiklikler, hızlı tüketilen yüksek kalorili yiyeceklere ilginin fazla olması, ayaküstü atıştırmanın artması, çalışan annelerin hazır yiyeceklerle çocuklarını beslemesi gibi nedenlerle obezite arttı.

Obezitede genetiğin rolü var mıdır?

Genetik faktörleri de göz ardı etmemek gerekiyor, anne ve babası obez olan ailelerin çocuklarının da obez olması, obezitenin gelişmesinde genetiğin rolü olduğunu da gösteriyor. Eğer anne ve baba obezse çocuk yüzde 40 olasılıkla obez, her iki ebeveynin de obez olması halinde yüzde 80 olasılıkla obez oluyor. Evlat edinilen çocukların kilolarının biyolojik anne ve babalarına benzediği raporlanmış.  Doğum öncesine ait durumlar, örneğin iri ya da  düşük doğum tartılı olmak, diyabetik anne bebeği olmak gibi nedenler de obezite de etkili rol oynuyor.

Obezitenin Yarattığı Sorunlar Nelerdir?

Obezite başlı başına çocuğun psiko-sosyal durumunu etkileyen bir sorun. Görünümü açısından ve performans gerektiren toplu faaliyetlere uyum sorunu açısından çocukta sosyal izolasyona sebep olabiliyor. Bu yüzden arkadaşları tarafından dışlanabiliyor. Obezitenin devam etmesi durumunda daha sonra ortaya çıkabilecek bazı sağlık sorunları var, bunların başında tip 2 diyabet, hipertansiyon, hiperlipidemi (kan yağlarında yükseklik), uyku apneleri, ortopedik problemler, insülin direnci geliyor. Kızlarda vücut yağlanmasının artışı leptin hormonunun artışına, bunun da ergenliği tetiklemesine neden oluyor. Aksine erkeklerde ergenlik gecikebiliyor. Kızlarda erken ergenlik olunca 8 yaşından önce meme gelişimi başlıyor, 10 yaşından önce adet görülüyor.

Obezitenin Tedavisi Nasıl Yapılmalıdır?

Çocukluk çağı obezitesinde belli özel durumlar dışında ilaç tedavisi kullanılmıyor. Sadece yaşam tarzı değişikliği öneriyoruz. Grup sporlarını önermiyoruz. Kondisyonu düşük olan obez çocuğun yüksek volümlü egzersiz yapması zaten zor. Dolayısıyla önce genel yaşam içindeki hareketliliği artırmak, asansör kullanımını engellemek, toplu taşımayı daha az kullanmak, televizyon bilgisayar başında daha az oturmak ve hatta iki saatten aza indirmek gibi genel yaşam içindeki hareketi artırmak gerekiyor. Hoşlandığı bir spora da çocuğu yönlendirmek gerekiyor. Bunlar,  ip atlama, yürüyüş, yüzme, aerobik, dans, bisiklete binmek gibi basit egzersiz türleri olabilir.

Obez Çocuklara Diyet Yaptırılmalı Mı?

Çocukların yanında çok fazla diyet sözünü kullanmamak lazım. Sağlıklı beslenme biçimi diye konuşmalıyız, önerilerimizi de bunun için yapmalıyız. Şok diyetleri çocuklarda asla kullanmamak gerekiyor. Yüksek kalori ve yağ içeren besinleri kısıtlayarak, sebze, meyve, baklagilin yeteri kadar bulunduğu protein, yağ ve karbonhidratın dengeli olduğu bir beslenme biçimini benimsetmek gerekiyor. Beslenme biçimi çocuğun büyümesini engellemeyecek biçimde günlük yeterli kalorinin alınabildiği, ara ve ana öğünlerden oluşmalı.  Ailenin marketlerden alınan meyve suyu, kola, çikolata, gofret, cips gibi kolay tüketilen yiyecekleri evde bulundurmaması, okul yemekleri ve kantinlerde satılan ürünlerin de bu bilinçle tüketilmesi gerekli. Aile psikolojik olarak çocuğunu desteklemeli yeme biçimi ve genel hareketlilik ve spor konusunda benzer davranış biçimi ile çocuğuna örnek olmalı.